Wednesday, May 03, 2017

Peygamber Efendimizin Vasiyeti

Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla; Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Allah’ın Selam ve Salatı, O’nun sevgili Resulü Hz. Muhammed (saas)’in ve onun Ehli Beyt’inin, İmamlar ve Mehdilerin üzerine olsun.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed saas’in vefat gecesinin öncesinde yaşanan olaylara ve özellikle “Kara Perşembe” diye bilinen, o son Perşembe gününde yaşanan olaya dönersek, ümmetin tamamının, Peygamber Efendimiz saas’in bir vasiyet yazmak istediği hususunda hem fikir olduğunu görürüz.

Ve Peygamber Efendimiz saas demiştir ki: “Bana bir kalem ve bir kağıt getirin. Böylece benden sonra yanlış yola sapmayasınız diye size bir yazı yazabileyim.” Ve orada bulunan sahabeler bu hususta anlaşmazlığa düşerler. Ve Peygamber Efendimiz saas sinirlenir ve onlara odayı terketmelerini söyler. Kara Perşembe olayı, Sünni kitaplarındaki onlarca hadisin yanı sıra, Şii kitaplarında da bildirilmiştir.

Şu hadis Sahih Buhari’dendir: İbrahim bin Musa, o da Hişam’dan, o da Muammer’den, o da Abdullah bin Muhammed’ten, O da Abdulrezzak’tan, o da Muammer’den, o da El Zahri’den, o da Ubeydullah bin Abdullah’tan, o da İbni Abbas’tan (Allah onlardan hoşnut olsun) nakletmiştir: “Allah’ın peygamberi (s.a.a.s) vefat zamanı geldiğinde, evinde bir sürü insan vardı. Onlar arasında, Ömer İbn Hattab da vardı ve Allah’ın Resulü buyurdu: “And olsun size bir kitap (yazı) yazacağım ki, benden sonra asla sapmayacaksınız.” Ve o esnada Ömer dedi ki: “Gördüğünüz üzere, peygamberin (s.a.a.s) ağrıları onu yenmiştir ve bizim elimizde Kuran vardır. Ve bu bize yeterlidir” Bunun üzerine, evde bulunanlar arasında ihtilaflar başladı ve tartışıldı, bazılar bırakın Allah’ın peygamberi yazmak istediği mektubu yazsın ki sapkınlığa uğramayalım ve diğer muhalif grup ise Ömer’in dediğini dediler ve bu şekilde sesler yükselince; Allah’ın Peygamberi (s.a.a.s) şöyle buyurdu: “Benim yanımdan gidin ve beni yalnız bırakın.” Ubeydullah, ibni Abbas’ın şöyle dediğini nakleder: “Allah Resulu’nun, onların anlaşmazlığı ve gürültüsünden dolayı, yazmak istediği yazının engellenmesi çok büyük bir musibettir” -Buhari, Fasıl: HÛRÜ`L-ÎYN VE ONLARIN MÜSTESNÂ SIFATLARI Hadis No. 1275.

Şimdi ümmet aşağıdakiler hakkında hem fikirdirler:

1. Peygamber Efendimiz saas bir vasiyet yazmak istedi.
2. Yazacağı yazı içeriği ya da ilahi metin, ümmetin yanlış yola sapmamasını garanti ediyordu.
3. İnsanlar, Peygamber Efendimiz saas önünde bu konu ile ilgili ayrılığa düştüler ve tartıştılar.
4. Peygamber Efendimiz saas onlara evi terk etmelerini emretti.



Ve ümmet aşağıdakiler hakkında anlaşmazlığa düştüler:

1. Vasiyet yazıldı mı, yazılmadı mı? Fakat, vasiyetin yazılmadığı ile ilgili belirli bir hadis, rivayet de yoktur.
2. Ya da vasiyet yazıldı fakat mutlaka bize ulaşmadı.

Hepimiz bu felaketin Perşembe günü olduğunu ve Peygamber Efendimiz saas’in Pazartesi günü vefat ettiğini biliyoruz. Eğer takva sahibi bir kişi, ümmetin batıla düşmesine korunak olan, bir yazıyı elinde bulunduruyor ve sırf Ömer bin Hattap, bunun insanlara ulaşmasını engellemeye çalıştığı için ve bu yazının insanlara ulaşmasını istemediği için, sizce, ümmetin en dindarı ve en takvalısı olan Peygamber Efendimiz saas, bu yazıyı yazmaktan vazgeçer mi? Hatta önünde koskaca 3 gün olmasına rağmen?

Tabi ki Peygamber Efendimiz saas yazıdan vazgeçmedi. İnsanoğlunun en merhametlisini nasıl bunu yapmakla suçlarız? O Hazret’in (saas), bizi batıla yönelmekten koruyacak olan bu yazıyı yazmadığını ve bizi haktan mahrum ettiğini nasıl söyleriz?

Ayrıca, vasiyet yazmak Kuran’da, Allah Teala tarafından birden fazla ayette, her mümine farz kılınmıştır.

Ve eğer yazdıysa, ümmetin dalaletten korunmasını garanti eden bu yazı var olduğu sürece, Allah svt’nın İlahi Merhameti tarafından bize ulaşması zorunludur.

Bu nedenle, ortaya şu sonuç çıkmaktadır:

1. Vasiyet yazıldı.
2. Ve bu yazı, ümmetin dalalete düşmekten korunması için bir garantidir.
3. Ve bu, hadis kitapları ile bize ulaşmıştır.

Şimdi eğer bir bütün olarak, farklı mezheplere inananlar da dahil olmak üzere, tüm kitapları araştırırsak, sadece Peygamber Efendimiz saas’in vefat gecesi yazmış olduğu, tek bir vasiyet olduğunu görürüz. Ve bu vasiyetin içinde de, ümmetin Halifeleri’nin, 12 İmamlar ve 12 Mehdiler’in isimleri tek tek bizlere bildirilmiştir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed saas’in vefat gecesi yazdırdığı Vasiyeti:

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed saas, vefat gecesi Ali bin Ebu Talib as’a şöyle buyurdu:

“Ey Hasan’ın babası, bana kalem ve kağıt getir”, ve vasiyetini şuraya gelene kadar dikte ettirdi ve şöyle buyurdu;

“Ya Ali, benden sonra 12 İmamlar olacak ve onlardan sonra da 12 Mehdiler gelecek. Sen, Ya Ali, 12 İmamlar’ın ilkisin. Allahu Teala seni semalarında, Aliyyel Murtaza, Müminlerin Emiri, Sıddıkul Ekber, Farukul Azam, Memun(Güvenilir) ve Mehdi (Hidayetçi) adlarıyla isimlendirmiştir. Bu isimler gerçek anlamda senden başka kimseye atfedilmemelidir. Ya Ali, sen benim ailem üzerine, onların yaşamlarında ve ölümlerinden sonra ve kadınlarımın üzerine, Vasim’sin. Kimi tasvip edersen, yarın beni bulur ve kimi reddedersen, ben ondan beriyim. Ben onu görmeyeceğim ve o da beni Kıyamet Günü’nünde görmeyecektir. Ve sen benim ümmetime, benden sonra, Halifem’sin. Eğer vefat sana yaklaşırsa, hilafeti, hayırlı olan oğlum Hasan’a teslim et. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da, hilafeti, oğlum Hüseyin’e, Şehit, Tathir ve Maktul olana teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, ibadet edenlerin Mevlası olan ZeynelAbidin Ali’ye teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, Muhammed Bakır’a teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, Cafer-i Sadık’a teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, oğlu, Musa Kazım’a teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti oğlu, Ali Rıza’ya teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, Emin ve Takva Sahibi olan Muhammed’e teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, öğütçü olan Ali’ye teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, fazil olan Hasan’a teslim etsin. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, Muhammed’in Ailesi’nin Emanetçisi (Allah’ın selamı onların üzerine olsun) olan Muhammed’e teslim etsin. Böylece, bunlar 12 İmamlar’dır. Onlardan sonra, 12 Mehdiler olacaktır. Eğer vefat ona yaklaşırsa, o da hilafeti, oğluna, yakın olanların birincisine teslim etsin. Onun üç ismi vardır; biri benim ismim gibi Ahmed, diğeri babamın ismi gibi Abdullah, üçüncüsü de Mehdi (Hidayet Eden)’dir. O, inananların ilkidir.”

ve esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh

—Şeyh Tusi, Gaybet Kitabı, S.150.

—Şeyh Hür El Ameli, İzbat’ul-Hudat Kitabı, C.1 S. 549.

—Şeyh Hür El Ameli, El İkaz Min’el Hacaa S. 393.

—Şeyh Hasan bin Süleyman El Hilli, Muhtazar El Besair Kitabı, S.159.

—Allame Meclisi, Bihar’ül Envar, C. 53, S.147.

—Allame Meclisi, Bihar’ül Envar, C.36, S.260.

—Şeyh Abdullah Bahrani, El’evvelim, C.3, S. 236.

—Seyyid Haşim Bahreni, Gayet El-Meram, C.1, S. 370.

—Seyyid Haşim Bahreni, El-İnsaf, S. 222.

—Feyz El-Kaşani, Nevadir El-Akbar, S. 294.

—Şeyh Mirza El Nuri, El Necim El-Sakib, C.2 S. 71.

—Seyyid Muhammad Muhammad Sadık El Sadr, Tarih Ma Ba’d El-Zuhur (Zuhurdan Sonraki Tarih), S. 641.

—Şeyh Meyanci, Meketibul Resul, C.2, S. 96.

—Şeyh Kurani, Muhtasar Müçem Ahadis El İmam’ul Mehdi, S. 301-13.

Alıntı:TIKLA