Sunday, April 23, 2017

Who is the priest Bahira?

Rahip Bahira  Olayı

Peygamberimiz ve Rahip Bahîra Ebu Talip ticaret yapmak amacıyla gittiği Şam seyahatlerinden birinde yeğeni Muhammed’i de yanında götürdü. Peygamberimiz bu sırada on iki yaşındaydı. Şam’ın Busra kasabasının dışında Bahîra adında Hristiyan bir rahip yaşıyordu. Uzaktan gelen kervanı bir bulutun takip ettiğini gördü. Meraklanıp kervanı durdurdu ve onlara bir yemek ikram etti. Rahip Bahîra, Peygamberimizle konuştu, ona sorular sordu. Aldığı cevaplardan ve fiziksel özelliklerinden onun Allah’ın göndereceği son peygamber olduğunu anladı. Çünkü gelecek son peygamber ve ona ait özellikler Tevrat ve İncil’de bildirilmişti. Bu nedenle Şam’daki Yahudi ve Hristiyan bilginler, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) tanıyarak kıskançlıklarından ona zarar verebilirlerdi. Rahip Bahîra bu endişesini Ebu Talip’e anlattı ve onu Şam’a götürmemesini istedi. Ebu Talip bu uyarıyı dikkate alarak alışverişini orada yaptı ve Peygamberimiz ile Mekke’ye döndü. (İbn Hişâm, 1/91-194)

Bahira, Hz. Peygamber (asm)'in henüz çocukken Suriye'de görüştüğü rivayet edilen rahiptir.

Bahira’nın ismi, Peygamber Efendimiz (asm)'in hayatını aktaran İslâm kaynaklarının çoğunda geçmekte ve sözü edilen olay aktarılmaktadır.

Arâmî dilinde "seçilmiş" manasına gelen behîrâ kelimesini unvan olarak alan bu rahibin asıl adı Sergius'tur. Kaynaklarda kendisinin Abdülkays kabilesine mensup olduğu zikredilmekte, Zühriye nisbet edilen bir rivayette ise Teymâ Yahudilerinden olduğu ve sonradan Hristiyanlığı kabul ettiği nakledilmektedir.

Bazı siyer ve İslâm tarihi kaynaklarında Hz. Peygamber (asm)'in henüz on iki (bir başka rivayete göre dokuz) yaşında iken amcası Ebû Tâlib tarafından bir Kureyş ticaret kervanı ile Suriye'ye götürüldüğü rivayet edilir.

Kafile her zamanki gibi Busrâ'da, Bahîrâ diye bilinen münzevi rahibin manastırı yanında konaklamıştı. Bahîrâ'nın yaşadığı bu küçük manastırda eskiden beri bir kitap bulunuyor ve bunu okuyan her rahip Hristiyanların en bilgili din adamı oluyordu. İbnü'n-Nedîm, Bahîrâ'nın elindeki dinî metinlerin bazı peygamberlere gönderilen suhuf tercümeleri olabileceğini söyler. Bu bilgin rahiplerden biri olan Bahîrâ, daha önceki seyahatlerde Kureyşliler buradan geçtikleri zaman onlarla hiç ilgilenmez ve kimse ile konuşmazdı. Ancak bu defa manastırdan dışarı bakarken kervanda bulunan Hz. Muhammed'i bir bulutun gölgelendirdiğini, bir ağacın altında oturduğu zaman dallarının onun üzerine eğildiğini gördü. Bunun üzerine hemen bir sofra hazırlayıp kafile mensuplarını yemeğe davet etti.

Kureyşliler o güne kadar kendileriyle hiç ilgilenmeyen Bahîrâ'nın bu davetini biraz da hayretle kabul ettiler ve yaşı küçük olduğu için Hz. Muhammed'i kervanın yanında bırakıp manastıra gittiler. Ancak Bahîrâ yemeğe onun da gelmesini istedi ve kendisiyle bizzat ilgilendi, ona çeşitli sorular sordu, sırtına bakarak peygamberlik mührünü (hatm-i nübüvvet) gördü.

Bahîrâ daha sonra Ebû Tâlib'e Muhammed'in kimin oğlu olduğunu sordu. Yetim kaldığını öğrenince ona iyi bakmasını ve yahudilerden korumasını tavsiye etti.

Bunun üzerine Ebû Tâlib Suriye'deki işlerini hemen bitirip onu Mekke'ye götürdü. Bu rivayetin sonunda, Ehl-i kitap'tan üç kişinin Hz. Muhammed (asm)'i görünce ona kötülük yapmak istedikleri, ancak Bahîrâ'nın buna engel olduğu da zikredilir. (bk. İbn İshak, es-Sire, 73-75; İbn Hişam, es-Sire, 187-188; Ebu Nuaym, Delailu’n-nübüvve,1/168-170; İbn Asakir, Tarihu Dımaşk, 3/ 4-16; Tirmizi, Menakıb, 3; Hâkim, 2/615-616; İbnü'n-Nedîm, el-Fihrist, s. 24)

İbn Hacer, İbn Mende ve onu takip eden Ebü Nuaym el-İsfahânî'nin Bahîrâ'yı sahâbî kabul ettiklerini belirttikten sonra onun Hz. Muhammed (asm)'i peygamber olduktan sonra gördüğüne dair bilgi bulunmadığını ileri sürerek bu görüşe katılmadığını açıklar. Ayrıca Hz. Peygamber'in yirmi beş yaşlarında iken Hz. Hatice'nin ticaret kervanıyla Suriye'ye yaptığı ikinci seyahatte Bahîrâ'yı bir daha ziyaret ettiğine dair rivayetler bulunduğunu zikreder. (Beyhâkî, Delâilü’n-nübüvve, Beyrut 1405/1985, 2/24-29; İbn Hacer, el-İsâbe, 1/139, 176-177)

Halebî ise Hz. Muhammed (asm)'in Ebû Bekir ile Bilâl'in de bulunduğu bu ikinci seyahatte karşılaştığı rahibin Bahîrâ değil onun halefi Nestûrâ olduğunu, bazı kaynakların bu iki hadiseyi karıştırıp bir vak'a gibi zikrettiklerini, Müslüman olmayan bu iki rahibin fetret ehlinden sayılmaları gerektiğini belirtir. (Halebî, İnsânü'l-uyun, Beyrut 1320, 1/191-199)

İslâm kaynaklarında bu şekilde nakledilen Bahîrâ hadisesi Hristiyanlar tarafından çok değişik bir tarzda değerlendirilmiş, bir kısım iftira ve uydurmalar yapılmıştır. [Bilgi ve değerlendirmeler bk. Asım Köksal, İslâm Târihi (Mekke), 1/87-93; TDV İslam Ansiklopedisi, Bahira md.]

Not: Rahib Bahira’nın Hz. Peygamber (asm)'in resmini çizdiğine dair sahih bir kaynağa rastlayamadık.



Our Prophet (PBUH) went out with his uncle Abu Talib to the Damascus campaign. They continued on their way to the café, and they were taken out of custody at the place called Bursa. There was a priest named Bahira here. He was the greatest Christian of Christians.

Priest Bahra gave a feast and invited the cast. Bahiyra, turning to the Prophet (pbuh),
said : "O young! Answer what you will ask me about the idols of the name of Lât and Uzza! "
Our Prophet (PBUH) said:

"I have never done anything in the name of Lât and Uzza! He gave me the answer, "What I am most pissed off is idols!"

Such a discourse of Bahíra had already heard that our Prophet (PBUH) had sworn that the people had sworn that. When our Prophet received this answer:
"O Muhammad! Answer what I will ask of you in the name of Allah! "
Our Prophet (PBUH) said:

"If you ask in the name of Allah, ask you, I will give you answers."
Bahîra then asked many things about the personal life of our Prophet, his works and his sleep. Our Prophet gave the answer of all. All the answers he received were in accordance with the prophetic proofs.

Bahira looked carefully at the redness in his eyes and asked if it was temporary. He
said to himself: "There is no redness in my eyes."
He asked how the sleep was.
Our Prophet (PBUH) said:
"My eyes will sleep, but my heart will not sleep."
As a result Bahirah: "We found these qualities in the books we read. And the word on this issue has been taken, "he said.

On this Abu Talib asked, "Who is speaking among you?"
Bahirra said, "When the time comes, Allah has taken word from us to explain it so. We have sent the verse concerning this in the book that our Prophet sent Jesus to Jesus, the son of Mary. "
(The Miracles and Great Features of Our Prophet - Celalettin Es-Suyuti) 


EmoticonEmoticon

:)
:(
hihi
:-)
:D
=D
:-d
;(
;-(
@-)
:o
:>)
(o)
:p
:-?
(p)
:-s
8-)
:-t
:-b
b-(
(y)
x-)
(h)